Yazarken, gece geldiğinde, görüntüler de gelir.
Kokular ve hisler çoğalır, sarılır. Ürperti gelir.
İnsan, azaldığı kadar çok.
Uzun ve bitmeyen kışa döner yazı.
Cümleler insanın içinde bir yerlerde, bir şeylerin kenarından köşesinden kıvrılarak geçer.
Bir kaç olaya, yüze uğrar, beliren çizgilerden geçer de gelir.
Gece çoğaldıkça, sessizlik de çoğalır.
Tüm uzun atımlı geceler de bitti gibi geliyor.
Nereden döneceğimizi bilmediğimiz sokakları terk etme zamanı şimdi.
Eski acıları ve kullaşmaktan kaçarken, kullaşılan acıları kucaklama devri de bitsin şimdi.
Bir boş bira şişesini, şehrin ortasında tahta bir masada bırakıp gider gibi gidelim.
Başka bir gece başlasın.
Işıklı ve müzikli.
Kokular yenilensin ve şarkılar değişsin.
İnsan en çok, en kısa geceye hayranmış.
Gece çekilsin. Çoğalayım.
Belki bir hayat daha vardır evlerin içinde.
Belki girebilirim içlerine.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder