Perdeler
Hurra auf die verborgene Tiefen!
Bazen tanrısız kalınca
Berlin göğü,
Bir aralık bulup düşünmeye başlıyorum
Bulutların ve sert esen rüzgarın arasından
Yükselerek, hızla ay ışığına
İzmir izbelerine iniyorum
Orası Konak dehlizidir
Orası Alsancak'ın nem taşkını sokakları
Orası Basmane garının ışıklarıdır
Göztepe sahilinin inatçı balıkçılarının,
Çimde uyuyan evsiz çocukların koyağı.
Hiç bir yere gidememiş çocuklar orada
Hikayelerine sarılıp yatmışlar, uyuyorlar
Tanrının en derinde sakladığı acılar da onlara sarılıdır
Yemez, içmez, nefes almaz ve sadece üzülürler.
Zamanın ve yenilginin ötesindedirler.
Her şeyin birbirine uzak olduğu saatler bunlar.
İnsan gölgesine uzak, ağaç yanığına.
İzbeler sanılmasın ki, kini ve hüznü büyütür sadece.
Onlar ki enfes acılar, onlar ki karanlığın en derin estetiğidirler.
En erotik ağlayışımızdır bu akan!
Pek yaşasın izbeler! Pek yaşasın izbeler!
Pek yaşasın,
karanlık tanrılarına sarılıp
huzursuz uyuyanlar!
Pek yaşasın aptallar! Pek yaşasın çirkinler!
Pek yaşasın cümle ecinni, toprak altında dolanan böcekler!
Ve ruhların,
hiç bir zaman kaçıp temizlenemediği,
Eşsiz geceler!
Pek yaşasın izbeler!
İşçilerin Son Akşamında
Üzüldüğünde yalnız kalanlar ne yapar? Küçülmüşlüğüyle, insan, hangi karanlığa sığar? Bu üşüyüp durduğumuz gün ışıklarında Bizi kim görür gö...