Suyu çekiliyor sessizliğin,
Boz korkular indi, yerleşti.
Kalın gövdeli ağaçlar da kükreyip yıkıldı
Yağmurların değemediği, uzanamadığı
Hiçbir yer kalmadı, koskoca orman,
Su havuzlarında eridi, sesi kısıldı.
Çatlaklarındaki böcekler boğuldu.
Dallarındaki kurtçuklar döküldü.
Yosunları kararıp kısaldı,
Kıvrıldı etleri çürümenin,
Yapraklar hissizleşti, taşlar oyuldu,
Ayakta kalabilen yediverenlerin boyu
Cüce düşlerine sığdı saklandı.
Cüceler birbirine sarıldı, bekledi.
Soğuk geldi, dağlardan, sürülerce
Kurtlarla ve ağızlarındaki kanla.
Hayat kıvrılıp içine katlandı, çamurunda
Yarma dişli leşçil canavarlar;
Boz korkular indi, yerleşti.
Çocuk uyuyamadı yorganın altında,
Yatak derinleşti, gecenin çıtırtılarını
Ve cama vuran yağmuru dinledi.
Orman yorganını bacağında katladı.
Bir daha hiç ısınmayacak ayaklarında,
Yemyeşil otlaklar, çiçek çiçek dağlar,
İç içe öyküler büyüdü, çıkılmaz sarmaşıklar oldu,
Boz korkulardan bir krallık tacı, yapayalnız alnına;
Kurtlar hırlaya koşa geldi, kanları çocuğun yüzüne yerleşti.
Kasığına geçmiş bir çene, keskin dişler;
Çişini tuttu çocuk. Çişi gelmiş miydi?